Sosyal Medya Nasıl Ortaya Çıktı

2 Ağustos 2012, Perşembe

Sosyal medya kavramını anlamak için İnternet tarihine kısaca bakmamız gerekiyor; Böylece bu teknolojik gelişim tarihinin incelemesiyle, karşımıza çıkan ve sosyal medya kavramını oluşturan öğeler ve bu mecraların nasıl oluşup, gelişerek sonucunda nelere dönüştükleri ve hayatımızda sebep oldukları değişiklikler hakkında daha fazla bilgimiz olacak…

1948 – İlk Bilgisayar yapıldı.

1971 – Yan yana duran iki bilgisayar arasında ilk e-posta gönderildi.

1978 – BBS (Bulletin Board System) dediğimiz, yani modemler sayesinde telefon hatları üzerinden başka kullanıcılarla data alışverişine başlandı.

1978 – Web tarayıcılarının ilk kopyası USENET aracılığıyla ortaya çıktı.

1994 – Web’in ilk sosyal ağ sitesi Geocities bulundu. Konsepti kişilerin kendi web sitelerini karakteristik 6 şehirden birinin kategorisinde oluşturmalarıydı. (Hollywood, Wallstreet gibi)

1995 – Theglobe.com kullanıcılara, kendi içeriklerini yayınlayarak ve aynı ilgi alanlarındaki kişilerle iletişim kurmalarını sağlayarak on-line deneyimlerini kişiselleştirebilme özgürlüğünü verdi.

1997 – AOL Instant Messenger piyasaya çıkarıldı.

* Hızlı mesajlaşma popülerlik kazanmaya başladı.

1997 – Sixdegrees.com profil ve arkadaş listesi oluşturma imkanını sundu.

2000 – İlk sosyal ağ siteleri de dahil olmak üzere internetin büyümesiyle yıllardır körüklenen (.com) balonunun patlaması web girişimcilerini iş başına göndermiş oldu.

2002 – Gerçek arkadaşların birbirine bağlanabilmesi sağlayan Friendster piyasaya çıkarıldı. Sadece ilk 3 ayda 3 milyon kullanıcıya ulaşıldı.(Aynı anda ortalama 126 internet kullanıcısı)

2003 – Bir internet pazarlama şirketi tarafından, Friendster’in klonu olabilecek nitelikte olan Myspace piyasaya çıkarıldı. Myspace’in ilk versiyonu sadece 10 gün içerisinde hazırlandı.

* İlerleyen yıllarda diğer benzeri sosyal ağ siteleri ortaya çıkarıldı. (Tribe.net, Linkedin, Classmates.com, Jaiku, Netlog…)

2004 – İlk olarak Amerika’da ünivesite öğrencileri arasında iletişimi sağlamak amacıyla kurulan Facebook ortaya çıktı. Önce Harvard Üniversitesi’nde uygulanmaya başlanan Facebook’a sadece ilk ayda 19.500 öğrencinin yarısından fazlası üye oldu.

2006 – Twitter piyasaya sürüldü.

* 2010 yılında Japonya ve Danimarka arasında gerçekleşen dünya kupası futbol maçında Twitter kullanıcıları “saniyede” 3.283 tweet gönderdiler.

2008 –  Facebook aylık tekil ziyaretçi açısından lider sosyal ağ sitesi olarak Myspace’in yerini aldı. Her iki site de orijinali olan Friendster’den çok daha popüler oldular.

Bu bilgiler ışığında şunu anlıyoruz ki bilgisayar ve internet teknolojilerinin son 20 yıldaki gelişimlerinin yardımıyla sosyal ağlar ve yeni medya çok daha hızlı bir büyüme trendi yakaladı ve artık bilgisayar ve internet dediğimiz şeyler sosyal ağlar oldu, dolayısıyla sosyal medya kavramı doğdu.

Özellikle internet’in ilk dönemlerde sonradan “Web 1.0” olarak anılan bir olgu veya çağ vardı. Bu hepimizin bildiği web sitelerinin statik(durağan) olduğu ve sitede kullanılan içeriğin sadece siteyi kuran yöneticiler ve ilgililer tarafından yüklenerek biz kullanıcıların bu bilgilere erişebildiği fakat herhangi bir değişiklik ya da yorum yapamadığı zamanlardı. İletişim tek taraflıydı ve yayını yapan mecranın kurallarıyla sınırlıydık.

Sonrasında ise yazılımların, arama motorlarının ve bunun sonucu olarak forumların gelişmesiyle bilgiye kolay ulaşıldığı ve fikrimizi kısıtlı da olsa sitelere bırakarak paylaşabildiğimiz, tartışabildiğimiz bir süreç yaşandı. Bu ara dönem için web1,5 tanımlaması yapılsa da bugün kullanmakta olduğumuz her formatta içerik giremediğimiz, yani sadece metinlerle fikir beyan edebildiğimiz dönemi kapsadığı ve kullanımı yaygın olmadığından aslında bu çağı web1.0’la birlikte anabiliriz.

Son dönemimiz ise web2.0 olarak adlandırılmakta ve sadece son 10 yıllık bir süreçte büyük bir hızla gelişen, her türlü format içeriğini yayınlayabildiğimiz ve esas olarak bu içerikleri her türlü sosyal ağda birbirimizle paylaşarak etkileşime girebildiğimiz ve tam olarak “Sosyal Medya” çağı diyebileceğimiz dönemdir.

Buraya kadar bilgilerimizi özetleyerek kısa bir tanım yapmamız gerekirse: Sosyal medya, kullanıcılarına karşılıklı paylaşım imkanı sağlayan, kullanıcılarının kişisel veya gruplar içinde medya içeriği oluşturmasına imkan veren dijital medya ve teknolojilerdir.

İletişimin iki yönlü olduğu, kendine has mecraları ve kurallarıyla pazarlamadan halkla ilişkilere, müşteri ilişkilerinden network oluşturmaya, imaj veya marka yaratmadan itibar kazandırmaya kadar çok yönlü artı değer kazandırabilen ve kullanıcılarıyla her geçen gün büyüyen bu sosyal ağlar ve alanlarda yer almak elbette insanlar kadar firmalar, şirketler, kurumlar içinde elzemdir.

Bunun nedeni sizin bu ağlarda olup olmamanızdan bağımsız olarak, şirketiniz, firmanız, kurumunuz hakkında sosyal ağlarda zaten konuşuluyor olmasıdır. Bu konuşmaların olumlu ya da olumsuz yönlerini siz orada olmasanız bile internet üzerinde sosyal paylaşım sitelerinde yayınlayan ve birbirleriyle paylaşan insanları bulmak, geri dönüşlerinden yararlanmak, verdiğiniz hizmet ile ilgili kalite standartlarınızı geliştirmek ve bu potansiyel ya da eski müşterilerinizi yeniden kazanarak kopmayacak bir bağ kurmak elinizde! Yeni müşteriler yaratarak cironuzu artırmak, pazarlama stratejinizle eş güdümlü sosyal medya kampanyaları yaparak marka elçileri oluşturmak ve gönüllü olarak şirketiniz, markanız veya kurumunuz hakkında olumlu görüş bildiren bir kitle yaratmak ancak bu alanlarda var olarak ve bu mecraların gereklerini yerine getirerek mümkün olabilir.

Toplam Yorum: ...
captcha
Resimde gördüğünüz harfleri yukarıdaki alana giriniz