Turizm Sektörü ve Sosyal Medya

5 Haziran 2012, Salı

Sosyal medya ve İnternet yok iken veya bu kadar yayılmamışken bile insanlar tatile çıkmadan önce birbirlerine fikirlerini soruyorlar ve tavsiye istiyorlardı. Tatile giden yerli yabancı turistlerin turizm sektöründe bir seçim yapması bu geri bildirim ve deneyimlerden aldıkları olumlu-olumsuz geri dönüşlere bağlıydı. Bazı maceracılar, ya hiç bilmediklere yerlere giderler ve sonucuna katlanırlar ya da bir tur operatörünü seçer ve bu turizm acentalarının seçimlerini tercih edip, beğenmek zorunda kalırlardı. İnternet ve Sosyal medya ile ağların güçlenmesinden önce bile insanlar gidip gördükleri yerleri ve buradaki tesislerde yaşadıkları deneyimleri arkadaş gruplarıyla ve yakınlarıyla paylaşıyordu.

Şimdi ise sosyal medyanın karşılıklı etkileşime olanak veren iki yönlü bilgi alışverişi sayesinde insanlar diğer insanların tatil daha çabuk ulaşıyorlar. Üstelik milyonlarca kişinin yaptığı gibi deneyimlerini bloglarında yazıyor, gezdikleri ve fotoğrafladıkları yerleri flicker’a yüklüyor, çektikleri videoları Youtube gibi dünyanın ikinci büyük arama motoru olan video izleme ve paylaşma sitesinde yayınlıyorlar. Bu mecralar, bir topluluk oluşturmuş insanlardan ve onların yüzlerce arkadaşı, yakınından oluşuyor. Hem fotoğraf, hem video, hem yazı içeriği paylaşıp bu içeriklere bir çok yorum alınabilirken, bu bilgileri şu anda dünyanın 1 numaralı paylaşım ağı olan ve 860 milyondan fazla üyesi bulunan Facebook’ta insanlar günde en az 1 saatini ayırarak sürekli takip edip, güncelliyorlar.

Türkiye Facebook ve twitter gibi başlıca sosyal ağlarda dünya da ilk 10’da bulunuyor. Kullanıcıların yaş ortalaması da gittikçe yükseliyor. Eskiden sadece gençlerin tekelindeymiş gibi görünen bu mecralara artık anneler, babalar hatta dedeler ve büyük anneler üye oluyorlar. En aktif kullanıcılar kadınlar ve gençler. Bu teknolojik evrimin arasına yeni katılan mecra ve topluluklar ayrıca içine doğan yeni genç nesil daha bilinçli kullanıcılar olarak geleceğimizi inşa etmek üzereler ve neredeyse dünyanın yarısı mobil teknolojileri 2 yaşında öğrenmeye başlıyorlar. Bu teknolojilerden habersiz milyonlarca insan bu verilere bir Google aramasıyla ulaşabiliyor. Bazı kullanıcılar tripadvisor, Booking.com gibi sitelerde yazılan yorumları okurken, araştırma yapan niceleri ister istemez direk olarak firmaların web sitelerine veya bloglarını inceliyorlar. Seyahat acentaları, havayolu şirketleri, restaurant, çok yıldızlı veya butik oteller hatta pansiyonlar. İnsanlar gitmek istedikleri yer kadar gidecekleri bu şirket ve tesisleri de kılı kırk yararak araştırıyor ve tatil planlarını yapıyorlar. Bu araştırmayı yaparlarken online birçok araç kullanıyorlar ama kararlarını etkileyen yine bu araçlar değil daha önce buralara giden, gören, tecrübe eden kişilerin oluşturdukları içerikler ve tavsiyeler… İşte tam da bu noktada turizm işletmeleri ve acentaları turistlerin güvendiği bu mecralarda kaliteli içerik ve hizmetleriyle yer almak durumunda kalıyorlar.

Google’da biraz zaman geçirirseniz Uçak bileti arama motor Skyscanner’in hazırladığı Travel-Trends benzeri onlarca seyahat alışkanlık raporu ve ya anketine rastlayabilirsiniz. Travel Trends ve bir çok diğer raporla araştırmaya bakacak olursak her 10 kişiden 8’i Facebook, Twitter, ve bloglardaki görüşlere anlamlı bir ölçüde önem veriyor. Rezervasyonların çoğu sosyal veya mobil ağlar kullanılarak yapılıyor. Bir firmanın Facebook hesabı üzerinden yapılan işlem ve trafik çoğu zaman web sitesinin çok üzerinde olabiliyor. Bu teknolojileri kullanarak tatile çıkmak ve yeni yerler görmek istediğimizde o kadar çok kriteri gözden geçiriyoruz ki bazen tatil planı yapmak tatilden uzun sürüyor. Günümüzde insanların en az günde 1 saat Facebook’ ta zaman geçirdiği, tatil fotoğraflarını, videolarını yüklediği düşünüldüğünde; kişisel yaşanılan deneyimler ve etkileyici görseller ile seyahat kararı alma sürecinde etkili olacağı açıkça görülüyor.

İyi ve kaliteli hizmet sunulduğu zaman, müşteri memnuniyeti artar ve bir kere sizinle tura çıkmanın memnuniyetini yaşayan insanlar, tatil planlarında hep sizi tercih ederler ve çevrelerine de sizi önerirler. Bunlar olurken sosyal ağlarda sizin potansiyel kitlenizin bulunduğu mecralarda aynı kalite anlayışıyla içerik yayınlayarak sunacak olduğunuz hizmet ve yenilikleri yayınlayarak kitlenizi dolayısıyla potansiyel müşterilerinizi artırabilir ve müşteri memnuniyetinizin ölçülmesi için bu kanalları kullanabilir, müşterilerinizi dinleyerek alınan geri dönüşlerle gereklilikleri ve hizmetlerinizi iyileştirebilir ya da yenileyebilirsiniz. Marka bilinirliliğinizi artırabilir sadık müşterilerinizin sizin için marka gönüllü marka elçiliği yapmasını sağlayabilirsiniz. Sosyal medya pazarlamasını stratejinize eklemlenmiş güçlü bir partner olarak görebilirsiniz. Kısacası sosyal medya iletişimi ve dijital pazarlama Turizm Sektörü için bir zorunluluk gibi görünüyor.

Toplam Yorum: ...
captcha
Resimde gördüğünüz harfleri yukarıdaki alana giriniz